DEVREMÜLK SİSTEMİ

DEVREMÜLK NEDİR?

Mesken olarak kullanılmaya elverişli bir yapıdan/bağımsız bölümden, yılın belli dönemlerinde ve müşterek mülkiyet payına bağlı olarak yararlanmak üzere kurulan bir irtifak hakkı içeren gayrimenkul mülkiyetidir.

DEVREMÜLK ÜYELİĞİ NEDİR?

Devremülk tesislerinden tapulu bir devremülk satın almak sureti ile İşletme Yönetimi’nin üyelere sunduğu her türlü hak ve hizmetten yararlanan kişilere Devremülk Üyesi denir.

Devremülk Üyesi, kat mülkiyeti sistemi ile yapılandırılmış, belirli devrelere bölünmüş bir dairenin,  yılın 52 haftasından en az 2 haftalık bir dönemine sahiptir.

Devremülk üyeliği, devremülk tapusu ile devlet güvencesi altındadır.

DEVREMÜLKLERİN HUKUKİ DURUMU NEDİR?

Devremülkler de diğer gayrimenkuller gibi süresiz tapulu mülklerdir. Bu mülkiyet hakkı üyenin sahip olduğu devremülk dairesinin ilgili tarih aralığında kullanılmasını kapsamaktadır. Devremülk üyesinin tesisin diğer bölümleri üzerinde yasal bir hakkı bulunmamaktadır. İşletme Yönetimi’nin uygun gördüğü aktiviteleri ücretsiz veya indirimli kullanma hakkına sahiptir. Her bir devremülk,  her yıl için 14 gece, 15 gün kullanımı sağlamaktadır ve süresiz tapuludur.

Devremülkler, miras yoluyla gelecek kuşaklara devredilebilmektedir. Devremülk üyeleri; sahibi bulundukları devremülklerini başka kişilere kullandırabilir,  kiraya verebilir, satabilir, ticari faaliyetlerinde ipotek olarak gösterebilirler. Hizmet kalitesinin korunabilmesi amacı ile bu tür işlemlerin İşletme Yönetimi ile birlikte yapılması gerekmektedir.

NEDEN DEVREMÜLK ?

Günümüzde değişen ve gelişen hayat şartlarında tatil için ayıracağımız süre bellidir. Bir yıl boyunca gerek yoğun iş temposundan, gerekse yaşanılan stresli şehir ortamından kaçmak ve dinlenmek için iple çekilen bir tatilden beklentiler de oldukça fazladır. Tatilde yaşanacak olan küçük bir aksilik bile, bir yıl boyunca hayalini kurduğumuz tatil keyfinizi bozmaya yetebilir. Tatilini riske atmak istemeyenler için güvenilir hizmet kalitesiyle, ailece tatil yapabileceğiniz, huzurlu ve ekonomik bir tatil en büyük gereksinimlerden biridir.

Bu nedenle devremülk sistemi; sosyal aktivite imkânlarından,  restaurantlara, cafelere, spor aktivitelerinden, eğlence merkezlerine, alışveriş merkezlerine ve daha birçok aktiviteleri içerisinde bulunduran sosyal tesislerden faydalanmayı sağlar. Konforlu daireler ve sunulan kaliteli hizmetler ile size düşen tek şey tatilin keyfini çıkarmak olacaktır. Devremülk Sistemi tatil planı yapamayanlar için doğal bir planlama yöntemidir ve yeni nesil yatırım aracıdır.

YILDAT NEDİR?

  • YILDAT: Devremülk üyelerinden yılda bir kez alınan aidattır. Yıldat, yıllık enflasyon oranına göre değişir. Tüm üyelerden her yıl tatil yapılan dönem başında alınır.

Yıldatın Kapsamı:

  • Temizlik
  • Dairelerde teknik bakım – onarım
  • Elektrik, su giderleri
  • Soğutma-Isıtma
  • 24 saat termal su kullanımı( küvette)
  • Emlak vergisi ve diğer vergiler
  • Güvenlik
  • Tesis Sigortası
  • Ring Hizmeti ( Tesis içi ulaşım hizmetleri )
  • Yazışma, telefon, faks, giderleri
  • Üyelik işlemleri ile ilgili ofis giderleri.
  • Yüzme havuzları – termal havuz temizlik – ilaçlama
  •  Genel alan ve binalar bakım – onarım hizmetleri
  • Otopark
  • Personel giderleri
  • Peyzaj çalışmaları

Yıldat Bedelleri:

  • (1+1 daire tipi) : 100 €
  • (2+1 daire tipi) : 125 €
  • (3+1 daire tipi) : 150 €
  • (2+2 daire tipi) : 175 €
  • (3+2 daire tipi) : 200 €
  • (4+2 daire tipi) : 225 €

1.      DEVREMÜLK DAİRELERİNDE KAÇ KİŞİ KALABİLİR?

Satın alınan devremülk dairesinde, kalınacak kişi sayıları:

(1+1 daire tipi) :  5 kişi

(2+1 daire tipi) :  6 kişi

(3+1 daire tipi) :  7 kişi

(2+2 daire tipi) :  8 kişi

(3+2 daire tipi) :  9 kişi

(4+2 daire tipi) : 10 kişi

 

2. DAİRELERİN TEMİZLİĞİ NASIL YAPILMAKTADIR?

Devremülk üyelerimiz devremülk giriş tarihlerinde, temizliği yapılmış ve kat görevlileri tarafından kontrol edilmiş olarak dairelerini teslim alırlar. Bir sonraki temizlik gelecek hafta sonu ücretsiz olarak tekrarlanacaktır. Devremülk üyesi dönemini tamamlayıp daireyi boşalttıktan sonra, devremülk dairesi yeni üye girişi için tekrar temizlenecektir.

Bahsedilen bu standart temizlik hizmetleri haricinde özel temizlik hizmeti almak isteyen üyelerimiz için devremülk üyelerimize özel 2 ücretsiz temizlik hakkından da faydalanabileceklerdir.

Tesisimizde bütün misafirlerimizin ihtiyacını karşılayacak büyüklükte çamaşırhanelerimiz bulunmaktadır. Üyelerimiz ücretsiz olarak bu hizmetimizden de yararlanabileceklerdir.

3. DEVREMÜLK KULLANIM TARİHLERİ VE GİRİŞ – ÇIKIŞ SAATLERİ NASIL BELİRLENİR?

Devremülklerimizin tapu kaydı ile kullanım tarihleri farklıdır. Yıllara göre blokların kullanım tarihleri devremülk alınırken imzalanan sözleşmede mevcuttur.

Her devremülk;  devre başı tarihinde en erken saat 16.00’ da giriş,  devre sonu tarihinde en geç 10.00’ da çıkış yapmak kaydıyla devremülkler 14 gece, 15 gündür.

göral termal denize kaç kilometre ?

Goral Termal Denize ortalama uzakligi 200 ila 400 metre araligindadir. Tesisten denize kadar olan bolumde elektrikli hizlari sabitlenmis araclarla ulasim saglanacaktir…

 

NEDEN GORAL ARMUTLU TERMAL?

  • Tesise ulaşım imkânlarının kolay olması,
  • Tesis bünyesindeki yapılar için kat mülkiyeti tesis edilmiş olması,
  • Termal turizmin önde gelen bölgelerinden birinde konumlandırılmış olması,
  • Temiz havası ve doğası,
  • Denize olan yakınlığı,
  • 4 mevsim kullanılabilir olması,
  • Tesisteki sosyal faaliyet yelpazesinin geniş ve ücretsiz olması,
  • Mimari estetik, yüksek inşaat kalitesi ve özenli işçiliğin olması,
  • Üyelerinin misafirlerini kusursuz bir şekilde ağırlayabilmeleri için, tesis sınırlarında 5 yıldızlı otel hizmetinin olmasıdır.

 

BÜYÜLEYİCİ 9 NEDEN!

1-      ÇÜNKÜ; SİZE EN YAKIN…

Goral Armutlu Termal, Marmara’nın incisi olarak kabul edilen Yalova Armutlu’ da İstanbul’ a 220 km, Ankara’ ya 460 km, Bursa’ ya 65 km, Gemlik’ e 40 km, Mudanya’ ya 70 km ve Kocaeli’ ye 130 km mesafede size ve ailenize en yakın tatil köyü olma özelliği taşıyor.

 

2-      ÇÜNKÜ; DOĞAYLA BULUŞUN…

Goral Armutlu Termal, inanılmaz yeşilliği, oksijen miktarının yüksekliği, uygun nem oranı ve etrafını kuşatan deniziyle size dünyada eşi görülmeyecek bir manzara ve tatil keyfi sunuyor.

 

3-      ÇÜNKÜ; ŞEHRİN BETON YIĞINLARINDAN UZAK…

Goral Armutlu Termal,  muhteşem modern mimarisiyle sizleri şehrin beton yığınlarından uzaklaştırıyor. Konut önlerinde ayrılan çim alanlar ve deniz manzaralı geniş teraslar sizlere huzurlu ve mutlu tatillerin kapılarını açıyor.

 

4-      ÇÜNKÜ; SU HAYAT VERİR…

Armutlu kaplıcaları tarihi bir geçmişe sahip 2 farklı tedavi yöntemi ile insanlara sağlık veren bir kaplıca suyudur. Goral Armutlu Termal’ de tarihi Armutlu kaplıcaları tüm sosyal aktivitelerde kullanılmakta ve asidin vücuttan atılmasında, sinirler üzerinde, iltihabi hastalıklarda ve kadın hastalıklarında, mide ve bağırsak hastalıklarında, yaraların iyileşmesinde, karaciğerin düzenli çalışmasında, hormonların iyileşmesinde ve idrar söktürücü olarak hastalıklarına şifa dağıtmaktadır. Ayrıca Armutlu kaplıcaları uzun yıllardır yapılan araştırmalar sonucu hazırlanan rapor ve bilimsel incelemelerle, en fazla radyo-aktiviteye sahip kaplıca özelliği ile ülkemizde tek, dünyada ise ikinci sırada gelmektedir.

 

5-      ÇÜNKÜ; YENİÇAĞIN KONGRE VE SEMİNER MERKEZİ…

Goral Armutlu Termal, bünyesinde barındırdığı 700 kişilik altın varaklarla süslenmiş sarayları anımsatan konferans ve seminer salonu ile kurumsal toplantıların yapılabileceği sizlere muhteşem bir alan sunuyor.

 

6-      ÇÜNKÜ; TATİL CENNETİ…

Goral Armutlu Termal, tatilinizi renklendirecek tatil aktiviteleriyle sizlere tatilin en vazgeçilmeyecek halini sunuyor. Sosyal tesis alanındaki açık ve kapalı yarı olimpik havuzlar, ailelerin birlikte vakit geçirebilmeleri için tasarlanan özel aile havuzları ve plaj alanları alanı ile tatilinizin bitmesini istemeyeceksiniz.

 

7-      ÇÜNKÜ; ARMUTLU’ DA DENİZE GİRMEK BAŞKADIR…

Goral Armutlu Termal, Marmara Bölgesinin incisi konumunda bir plaja sahip olup

yediden yetmişe herkesin bu tesiste tatile doymayacağı anlar sunuyor.

 

8-      ÇÜNKÜ; YER SAHİBİ OLAN KAZANIYOR…

Goral Armutlu Termal, uygun ödeme koşulları ve yatırımcı fiyatlarıyla yer sahibi olanlara kazandırıyor. Yatırımcı fiyatlarından faydalananlar proje teslim edildiğinde aldıkları devremülkleri yüksek karlarla satabilecek ya da kiraya verebilecekler.

 

9-      ÇÜNKÜ; GORAL ARMUTLU TERMAL’ DE YENİ PROJELER VAR…

Goral Armutlu Termal, önümüzdeki 20 yılın önde gelen devremülk projelerini tasarlama konusunda adından çokça bahsettirecek. Yalova’nın Armutlu ilçesini kaplıca cennetine çevirecek olan Goral Yapı’ nın şuan bilindik 3 etap projesi bulunmakta.

 

TARİHTE ARMUTLU KAPLICALARI

Yalova Armutlu Kaplıcaları Yalova İl merkezine 2.5 km uzaklıkta olup, Armutlu İlçe Merkezi’nin 4 km. kuzeyinde bulunmaktadır. Türkiye’nin 1. derece önemli ve öncelikli kaplıcalarından olan Armutlu Kaplıcası, çevresi ağaç ve makilerle kaplı bir vadide, dere yatağı boyuna sıralanmış çok sayıda kaynaktan oluşmaktadır. Armutlu kaplıcalarında suyun sıcaklığı 57 – 73 ˚C, ph değerleri 6,2 – 6,5, akış hızı ise 10 lt/sn dir. Kaynakların en önemlileri Küpeli ve Hamam kaynaklarıdır.

Armutlu kaplıca suları kimyasal sınıflandırma bakımından sülfatlı, bikarbonatlı, klorürlü, kalsiyumlu, sodyumlu ve karbondioksitli bir bileşime sahiptir. Kaynaklarda mineral miktarı 2100–2421 mg. arasındadır. Banyo ve içme kürlerine uygundur. Kaynak suları banyo, içme ve çamur olarak uygulandığı gibi, sudan çıkan gazları teneffüs etme yoluyla da uygulanır.

Armutlu kaplıcaları, radyoaktivitesi yüksek kaplıcalar sınıfına girmektedir. Kaplıcalar kalbin işlemesinde, asidin vücuttan atılmasında, sinirler üzerinde, iltihabi hastalıklarda ve kadın hastalıklarında, mide ve bağırsak hastalıklarında, yaraların iyileşmesinde, karaciğerin düzenli çalışmasında, hormonların düzenlenmesinde ve idrar söktürücü olarak yararlar sağlar. Lyon Tıp Fakültesinden Profesör (Su ve iklim tedavileri) Piery’in yazılarında şöyle bahsedilmektedir. (Bizce, suyun beher litresinde, en az bir milimikroküri Radyo-aktivite bulunan kaplıcalar, tibbi olarak radyo-aktiviteyi haiz olan kaplıcalar nitelenir). Buna göre Armutlu Kaplıcasında, gerek İstanbul Üniversitesi hocaları tarafından yapılan, gerekse Sıhhat Vekaleti tarafından yaptırılan tahlillerde, suyunda beher litrede bir milimikroküriden fazla (1.04 milimikroküri) radyo-aktivite bulunmuştur. Fakat daha mühim olan bir nokta vardır; radyo-aktiviteden edilen istifade en çok nefes yolu ile olduğundan kaplıca gazlarındaki radyo-aktivite daha önemlidir. Armutlu kaplıcasının asıl kubbeli hamamında ise, sudan kendiliğinden çıkan gazlarda, beher litresinde 18,45 milimikroküri radyo-aktivite bulunmaktadır. Buda armutlu kaplıcalarının radyo aktivite bakımından zengin bir kaplıca olduğu anlamına gelmektedir. Açıklamalara göre radyoaktivite özelliği kaplıca sularının, toprağın derinliklerinden kaynayıp gelen ve yeryüzüne çıkana kadar da pek çok madenleri eritip içeriğine hapsederek, bu arada radyum, toryum gibi elementlerin etkisiyle kazanılmaktadır. Bu gün gelişen bilim dalları sayesinde kaplıca sularının iyileştirici özelliklerinin neler olduğu, hangi hastalıklara yararlı olduğu ve diğer bilimsel yanları bilinmektedir. Armutlu kaplıcaları uzun yıllardır yapılan araştırmalar sonucu hazırlanan rapor ve bilimsel incelemelerle, en fazla radyo-aktiviteye sahip kaplıca özelliği ile ülkemizde tek, dünyada ise ikinci sırada gelmektedir.

Armutlu Kaplıcaları sayesinde;

Kalbin düzenli çalışması ve kuvvet bulması sağlanır. Vücudun bütün hücrelerinin canlılığı artar. Yaşlı insanları vücudunda biriken ve birçok hastalığa neden olan Asitürik vücuttan atılır. Hormonları faaliyet hızı artar. Mikropları öldürür. İnsan Vücudunu hastalıklara karşı koruyan kandaki akyuvarları çoğaltır. Damarları genişletir, kırmızı kan damarı basıncını düşürür. Sinirler üzerinde tesir edici, ağrı – sızı dindirici, romatizmal hastalıklara faydası vardır. İdrar söktürücüdür. İltihapları ve şişlikleri giderir. Kadın hastalıklarına ve deri üzerindeki rahatsızlıklara etki eder. Karaciğerin çalışmasını düzenler.

SUYLA GELEN SAĞLIK!..

Goral Armutlu Termal tesislerimizin toplam mineral içeriği 2400 mg/lt olan kaplıca suyu, sülfatlı, bikarbonatlı, klorürlü, kalsiyumlu, sodyumlu ve karbondioksitlidir.

Termal su sıcaklığı 57 ila 73˚C arasındadır.

Tesisimiz bünyesinde yer alan Sağlık & Güzellik Kür Merkezi’nde, Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji (Kaplıca Tıbbı) uzmanı bir doktor sürekli olarak görev yapmakta; misafirlerimizin muayene ve tedavilerini takip etmektedir.

Kür merkezimizin küvet uygulamaları yapılan odalarında yardım-çağrı zilleri mevcuttur. Aynı şekilde misafir otel ve devremülk odalarındaki küvetlerde de, herhangi bir sağlık sorununda kullanılmak üzere yerleştirilmiş uyarı sistemi bulunmaktadır.

Goral Armutlu Termal’ de misafirlerimizin istifadesine sunulan suyun, tedavi maksadıyla kullanıldığı belli başlı rahatsızlıklar şöyle sıralanabilir:

● Kireçlenmelere bağlı eklem hastalıkları (Osteoartrit)

● Enflamatuar romatizmal hastalıklar (Ankilozan spondilit, Romatoid artrit)

   Bu gibi rahatsızlıklarda, kaplıca suyunun 38° C’nin altında olmasına ve

   hastalığın aktif-alevli olmadığı dönemlerde kullanılmasına dikkat

   edilmelidir.

● Yumuşak doku romatizmaları (Fibromiyalji sendromu ve diğer kas

ağrıları)

● Boyun, sırt, bel ağrıları ve diğer eklem ağrıları

● Boyun ve bel fıtığı ağrıları

● Siyatalji

● Omurga kireçlenmeleri

● Spor yaralanmalarından 2 – 3 hafta sonra

● Ortopedi ameliyatlarından 3 – 4 hafta sonra

● Nörovegetatif distoni (Kaslarda stres bozukluğuna bağlı ağrı ve kasılma)

● Vücuttaki sinir sıkışmalarına bağlı uyuşmalar

● Sağlıklı zayıflama programları

Goral Armutlu Termal suyunun kullanımında şu öneriler sunulmaktadır:

● Kaplıca suyuna ne aç ne tok; en erken yemekten 1– 1,5 saat sonra girilmelidir.

● Kaplıca suyuna günde 1 kez ya da sabah ve öğleden sonra olmak üzere, en fazla 2 kez girebilir.

● Suyun içerisinde fazla hareket etmeden, ayakta veya oturarak en çok 15-20 dakika kalınmalıdır.

●  Şayet su içi egzersiz uygulanacaksa, vücudun ne sıcak ne de soğuk hissettiği 34-35º C ya da daha düşük ısılarda su kullanılmalı; kesinlikle daha sıcak sularda kesinlikle egzersiz yapılmamalıdır.

 Termal havuz içinde yüzülmemeli; baş suya sokulmamalıdır.

 Sudan çıktıktan sonra iyice kurulanıp en az 20 dakika dinlenilmelidir.

● Suya girildiğinde ter ve idrar yoluyla sıvı kaybı arttığı için, istirahat esnasında mutlaka su veya mineralli su tüketilmelidir. 

 Dinlenmenin ardından masaj vb. tedavilere geçilebilir; diğer sportif aktivitelere iştirak edilebilir.

 

GENEL KAPLICA TEDAVİSİ

Sözlükte; “sıcak kaplıca suyu” ve “sıcak kaplıca suyundan yararlandıran kuruluş” anlamlarına karşılık gelen termal, halk arasında şifa kaynağı olarak tanımlanır.

Bu şifalı sular yerin altından sıcaklığı 20°C ve üzerinde çıkan ve çeşitli gazları, mineralleri, tuzları ve radyoaktif maddeleri içeren yeraltı su kaynaklarıdır.

Kaplıcalar genel olarak romatizma, siyatik, lumbago, kalp ve damar hastalıkları, kan düzeni, idrar zorlukları, mide-bağırsak hastalıkları, verem, şeker, nefes darlığı, kadın hastalıkları gibi pek çok hastalığa yararlıdır. Tıpta ‘termomineral sular’ olarak adlandırılan termal suyun kaplıcada kullanılabilmesi için o suyun yeraltından çıkan doğal termal su olması, sıcaklığının 20 °C üzerinde bulunması, litresinde ise en az 1 gram mineral bulunması gerekmektedir. Türkiye’de yılda 10 milyon kişi kaplıcalara gitmektedir. Uzmanlar, ister müzmin bir rahatsızlığı olsun, isterse sağlıklı herkesin hastalık durumlarında tedaviyi güçlendirmek, sağlıklı durumlarda ise bağışıklık sistemini güçlendirmek için yılda bir kez kaplıca kürü almasını önermektedirler.

Kaplıcaların tedavi maksatlı olarak önerildiği hastalıklar:

Solunum sistemi hastalıkları: Astma bronşiyal, kronik bronşit, alerjik üst solunum yolları hastalıkları.
Cilt hastalıkları: Egzama, akne, sedef hastalığı.

Kas iskelet sistemi hastalıkları: Eklem hastalıkları, kireçlenmeler, yumuşak doku romatizmaları, bazı romatizmal hastalıklar, yaralanmalar sonrası oluşan hasarların tedavisi.
Kalp dolaşım sistemi hastalıkları: Kalp yetmezliği, dolaşım bozukluğu, hipertansiyon, arter hastalıkları.
Mide bağırsak hastalıkları: Mide hastalıkları, şeker hastalığı (diyabet), şişmanlık (obezite), gut, karaciğer yetmezliği tedavisi.

Böbrek ve idrar yolları hastalıkları: Kronik sistit, kronik böbrek taşları, fonksiyonel yetmezlik.
Kadın doğum hastalıkları: Genital organın kronik hastalıkları, kısırlık, ameliyat sonrası hastalıklar, ağrılı ve zor adet görme, genital akıntı.

Nörolojik hastalıklar: Omurga hastalıkları, travmatik lezyonlar, inme rehabilitasyonu.
Daha çok romatizmal hastalıklar, genel kas ve yorgunluk ağrıları üzerinde etkili olduğu bilinen kaplıca tedavisinin bir diğer önemli etkisi de hastanın yaşam kalitesini yükseltmesi ve yaşantısını aktif sürdürebilmesi için rehabilitasyon sağlamasıdır. Arınma ve temizlenmeyle birlikte bünyenin güçlenmesi, dolayısıyla kişilerin hastalıklarının kötüleştirici etkilerini üzerlerinden atmaları nedeniyle kaplıca son dönemde ‘detox’ olarak da tanımlanmaktadır.

Ayrıca kaplıca tedavisi almak için belirli bir yaş sınırının olmamasına dikkat çeken uzmanlar ileri yaştakiler ve çocukların da kaplıcalardan rahatlıkla kür uygulaması alabileceğini belirtmektedirler. Çocuklarda saman nezlesi, astım gibi üst solunum yolu rahatsızlıklarında kaplıca kürlerinden yararlanılmakta iken yaşlılarda yaşlılıkla birlikte ortaya çıkan birçok kronik rahatsızlıkta, örneğin hipertansiyon, kroner kalp hastalığı, diyabet (şeker hastalığı), kronik akciğer hastalığı gibi durumlarda kaplıca kürlerinin olumlu etkileri kanıtlanmıştır.
Hastalıkların çeşidine göre uygun kaplıca suyunun seçimi, yararlanma teknikleri ve süreleri bir uzman tavsiyesiyle yapılmalıdır. Kaplıca kür uygulaması bir uyarı ve uyum tedavisi olduğundan belirli bir zaman aralığında gerçekleştirilir ki bu süre genelde en az 10 gün, en uygunu 15 gündür. Yine kaplıcalardaki ideal su sıcaklığı 36-38 derecedir ancak bazı durumlarda (çocuklar ve yaşlılar hariç) 40 derecelik banyolar da önerilmektedir.
Kaplıcalarda termal mineralli sulardan sonra en sık kullanılan diğer bir tedavi unsuru; sudan biraz daha farklı termo fiziksel özellikleri bulunan şifalı çamurlardır. Ülkemizde birçok kaplıcada şifalı su ve banyo terapisi uygulanabilmektedir. Romatizmaya karşı birebirdir.

İltihaplı Romatizma (Artrit): Ateş, mafsallarda ağrı, şişlik, kızarıklık ve hareket güçlüğü, halsizlik, iştahsızlık şeklinde kendisini belli eder. Kalbi ve sinir sistemi etkileyen, çocuklarda ve yetişkinlerde görülen bir hastalıktır. İlaç tedavisi olumlu sonuç verip hasta ateşli devreyi atlattıktan sonra kaplıca destekleyici bir tedavi olarak tavsiye edilebilir. Bu durumda kaplıcanın şu faydaları görülecektir:

Mafsallarda arta kalan ağrılar azalır.

Ateş ve nabız normale döner.

Halsizlik ve iştahsızlık sona erer; hasta kendisini daha zinde hisseder.

Kansızlık ve kanda görülen romatizmal bulgular ortadan kalkar.

Yeni nöbetlerin gelmesi engellenmiş olur.

Romatizma Çeşitlerine Göre Kaplıca:

Yaşlılık Romatizması (Osteoartrit):

Genellikle elli yaşın üzerindeki erkeklerde görülür. Geçmişte hastalanmış veya kaza geçirmiş eklemleri tutar. Eklemler şişer ve hareket sırasında çok ağrı verir. Parmak kemiklerinin uç eklemlerine yakın yerlerde kemik büyümesi görülebilir. Ağırlık taşıyan eklemler, hareket sırasında gıcırtılı bir ses çıkarır. Hastalık ilerlemiş ise; istirahat, fizyoterapi ve ortopedik müdahaleden sonra ancak kaplıca tedavisi uygulanabilir.

Başka bir hastalık sonrasında ortaya çıkan romatizma (Romatoit Artrit):

Genellikle yirmi-kırk yaş arası kadınlarda görülür. Sebebi tam bilinmemekle beraber, iltihabi bir kadın hastalığından sonra ortaya çıktığı için; bir çeşit bağışıklık reaksiyonu olduğu sanılmaktadır. El ve ayakların ufak eklemlerinde, alt çene kemiğinin kafatasına birleştiği yerde, köprücük ve göğüs kemiği eklemlerinde ağrı ile birlikte şişlikler görülür. Hastalığın ilerlemesini beklemeden bir doktora müracaat edilirse, kaplıca tedavisi çok iyi neticeler verecektir.

Doku harabiyeti ile neticelenen romatizmalar (Fibrozit): Mafsal ağrıları ile birlikte; erkeklerde damar sertliği, kadınlarda şişmanlama eğilimi görülür. Eklem yerlerindeki bağ doku iltihaplanma sonucu yıkıma uğrar ve tutukluklara sebep olur. Zaman zaman vücut ateşinde yükselmeler olur. Kaplıca tedavisinin iyi neticeler verdiği gözlenmiştir.
Ameliyat sonrası ortaya çıkan eklem tutuklukları:  Çeşitli iş kazaları sırasında, hareket sistemlerinde meydana gelen kırık, çıkık ve ezilmelerin bazen ameliyatla tedavisi gerekmektedir. Ameliyat sonrasında cerrahi müdahale gören eklem yerlerinde ağrılar ortaya çıkabilir. Bu ağrılar için de kaplıca tedavisi çok iyi neticeler vermektedir. (Kemik tümörü olduğu teşhis edilen hastalar kesinlikle kaplıcaya gidemezler. Ayrıca, romatizma ile ilgisi olmayan, mikrobik kemik ve mafsal hastalıklarında da kaplıca tedavisi uygulanmamalıdır.)

Banyo yapmanın püf noktaları:

Ne zaman gidilir: Bölgenin iklim şartları dikkate alınarak tespit edilmesi gerekir. Ülkemizdeki kaplıcalar genellikle ılıman bölgelerde yer aldığı için dört mevsimde yararlanılabilir. Tedavi süresi (Kür): Gerekli faydayı sağlamak için 3 haftalık bir tedavi ve en az 21 banyo tavsiye edilir.

Banyo zamanı ve süresi: Banyoya girmeden önce tuvalet ihtiyacını gidermek ve banyo sırasında hareketsiz durmak gerekir. Banyodan çıktıktan sonra da; kurulanılmaz, havlu veya bornoza sarınılır, ılık odada 1 saat kadar yatılır. Bu süre içinde vücut terler. Sonra giyinilir ve 1 saat kadar daha aynı odada kalınır.

Birinci banyo: Kahvaltıdan önce aç karnına veya kahvaltıdan 1 saat sonra, İkinci banyo: Akşam yemeğinden 2 saat önce alınması halinde azami derece fayda sağlanır.
Banyoda kalma süresi: İlk gün 10 dakika, sonrakilerde ise, hastanın bünyesine ve hastalığa göre, 12-20 dakika arasındadır.

İçme kürü: Kronik hastalıklarda tavsiye edilir. Süresi 3-6 hafta olmalıdır. Birinci gün; aç karnına bir defada 6 su bardağı (1.5 litre); ondan sonraki günler; sabah, öğle ve akşam yemeklerinden yarım saat önce ikişer su bardağı içilir.